30 Temmuz 2011 Cumartesi

Rengin Hüzün

Bir hoyrat bakış olur gözlerinde şimdi zaman. 
Bakakalırsın çoşkun bir ırmak akıntısı gibi kayıp giden ömrünün arkasından. 
Anlamsızlar kovalar düşüncelerini, sıkışır yüreğin...
Ağlayamazsın, anlamazsın.
Aynalar tanıktır sessiz sedasız solan tenine, fotoğraflarsa senin kadar büyümüş, en küçüğü en çok solarak.
Onlarca soru olur anımsamaya çalıştığın bir düşe dönük.
Bir albüm sayfasından öte anlamlı olmalı çevirdiğin, geçmişe dair sayfaların. 
Bir yol ayrımındasın, yol alamazsın.
Düş kırıklarından kalma kırıklık mı üzerindeki -ki rengin hüzün-.
Dünde mi yüzün, yarını mı utar avuçların, ne önemi var; yorgunsan, güze dönmüşse soluğun.
"artık sazının bağrı mı olur
kimsenin kapını çalmadığı bir ağrımı
gider kendine gömülürsün
yoksa bu ilişkiler, bu zaaflar seni yiyip bitirir, seni yiyip bitirir
dirhem dirhem"
tükenmişsin.

Senden başka hiçbir şeydin.
Bir tutam şarkıya, bir avuç şiire ağlamaya gebedir öteki gökyüzün... 
Dokunsam düşecek dalından boşalacak göz pınarların.



- Anonim -

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder