24 Temmuz 2011 Pazar

Salçalı Ekmek

Çocukluğumun baş kaldırışıydı elimdeki salçalı ekmeğim..


Annemi kızdırmanın ve annemden öç almanın on numaralı yoluydu. Bembeyaz tişörtümün önüne salça damlayınca, bir sıfır önde olurdum anneme karşı. İyicene yayardım tişörtüme.. Ne kadar çok leke, o kadar sert bir baş kaldırıştı benim için.
Eve dönüş saatim akşam ezanından önce olmalıydı, sonrası asla. Bir sıfır önde olmanın keyfiyle oynarken sokakta arkadaşlarımla, ezan sesiyle eve dönüş yolunu tutardık hep beraber.

Eve girmemle, evin içinde annemle masa etrafında koşturmamız başlardı. Ben gülerek koşardım annem ise -eşek sıpası gel buraya- nidalarıyla. Aklıma geldikçe hala gülerim o halimize..

Sonrası mı? Ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim.

Şimdi kocaman kız oldum. Hala anneme başkaldırışlarım devam etmekte salçalı ekmeğimle.
Bazen, saklandığı yere gidip annemin, -anne- diyorum, ben geldim salçalı ekmeğimle..

GezegenPia







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder