8 Mart 2012 Perşembe

Gerçek

     Gerçeklerle karşılaştığında, alay edenlerin bile yakıcılığı karşısında, nasıl çaresiz kaldığını anlatan, sevgiliye yazılan bir son mektup. 
     Bu mektubu okuyunca, mutluluk yaratan söylenmesi gereken sözlerin, son anda söyleyerek aşkın son can alıcı darbesi haline getiren sevgilinin çaresizliğe, ölüm ile yaşam arasındaki çizgide, artık hangi tarafta olduğunu bilen ve hala pes etmek istemediğini ispatlamaya çalışan bir kadının, dudaklarından dökülen sözcüklerin göz alıcı bir şekilde kağıda yansımasıyla karşılaşıyor, çaresizliğin gözyaşlarında boğuluyor insan.
     Sevdiğimize söylememiz gereken o kadar çok söz var ki aslında, söyleyemediğimiz ama bizim duymayı beklediğimiz.. Çözemediğimiz çelişkiler girdabında dönüp duruyoruz etrafımıza çarparak ve her çarpışmada bir parçamızı kaybediyoruz. İçimizdeki boşluk gün geçtikçe büyüyor, içimizde uçurumlar taşıyoruz.
     Hayatı tüm gerçekleriyle ortada bir oyun gibi yaşamaya korkuyoruz ve korktukça hayat daha da çekilmez oluyor..

                                                                                GezegenPia 

1 yorum: